Sukulentler, az bakım gerektiren yapıları, uygun fiyatları ve Instagram'a layık görünümleri sayesinde uzun süredir bahçelerde ve iç mekanlarda temel dayanak noktası olmuştur. Sukulentler yeni başlayanlar için harika bir bitki olarak kabul edilir ve ev dekorasyonu olarak da kullanılırlar.
Ayrıca bu bitkinin radyasyon toplama özelliği vardır. Bu nedenle sukulentler, bilgisayar yanında veya ofislerde sıklıkla tercih edilir. Hem radyasyon oranını azaltır hem de dekoratif zenginlik katar.
Sukulentler, kalın, etli
yaprakları ve su depolayan gövdeleri olan çok çeşitli bir bitki grubudur.
Sukulentlerin çoğunluğu sıcak ve kurak iklimlere özgüdür ancak doğru bakımla
hemen hemen her yerde yetiştirilebilirler.
Ancak yine bitkilerinizin
sağlıklı, dolgun ve mükemmel görünmesini sağlamak için sukulent bakımının
temellerini öğrenmeniz gerekir.
Işık
Günde en az 3-4 saat
güneş ışığına ihtiyaç duyan sukulentler için güneş ışığı olmazsa olmaz
arasında. Ancak bu durum, güneş ışığını doğrudan alabilecekleri anlamına
gelmiyor. Narin yaprakları güneş ışığını direkt aldığında kuruyabiliyor ve
sonunda sukulentler çürüyebiliyor. Özellikle kızgın yaz güneşi, sukulent bakımı
konusunda işinizi zorlaştırır. Çünkü sukulentler ortalama 20 derece sıcaklıkta
kendi konfor alanını bulan bitkilerdir.
En iyi sonuçları elde
etmek için bitkileri güneye veya batıya bakan bir pencereye yerleştirmeyi
hedefleyin.
Sukulentlerin çoğu
doğrudan güneş ışığını sevse de, eğer sizinki her gün aynı noktada oturuyorsa,
muhtemelen yalnızca bir tarafı yeterli ışık alıyordur. Bazı bitki uzmanları
bitkinin sık sık rotasyona tabi tutulmasını öneriyor. Sukulentler güneşe doğru
eğilecekleri için onları döndürmek aynı zamanda dik durmalarına da yardımcı
olacaktır. (Eğilmek aynı zamanda daha güneşli bir yerde olmaları gerektiğinin
bir işareti de olabilir.)

Toprak
Gevşek ve taneli bir
dokuya sahip, gözenekli ve iyi drenajlı bir toprak, sukulentlerin uzun süre
suda kalmamalarını sağlamak için idealdir. Toprakları kumlu
olmalıdır. Bu toprakların adı ise torf topraktır. İdeal bir sukulent toprağı
%75 torf, %25 kum karışımından oluşmalıdır.
İyi drenajlı bir toprak
kullanmıyorsanız bitkilerinizin kurumasını veya kök çürümesini önlemek için
sulama alışkanlıklarınızı ayarlamanız gerekebilir. Daha ağır bir toprakta
yetiştiriyorsanız, yeterince kuruması için yeterli zaman olduğundan emin olun;
kum veya kaktüs karışımı gibi daha hafif bir toprakta yetiştiriyorsanız, biraz
daha fazla suya ihtiyacınız olabilir.
Su
Sulama sıklığı türlere
ve yetiştirme koşullarınıza bağlı olsa da çoğu sukulent sulamalar arasında
tamamen kurumaya bırakılmalıdır. Bu, bir sulamadan önce toprağınızın tamamen
kuru ve ufalanabilir olması gerektiği anlamına gelir. Eğer yapraklar ve saplar
kırışmaya ve kahverengileşmeye başlarsa, bu bitkinizin susuz kaldığının ve
sulanması gerektiğinin bir işaretidir.
Bahar ve yaz aylarında
sukulentleri 15 günde bir sulamalısınız. Saksı boyunun 6’da 1’i kadar su,
sukulentin ihtiyacı olan neme kavuşmasında etkilidir. Kış aylarında ise bu süre
20-30 güne çıkar. Fazla sulama yapmak sukulentleri çürütür. Sulama yaparken
bünyesinde kendisine yetecek kadar su biriktirdiğini unutmamak gerekir.
Ancak şüpheye düştüğünüzde,
az sulamaya yönelmek daha iyidir.

Nem
Sukulentler sıcak ve
kurak iklimlere özgü olduğundan genellikle daha düşük nemli sıcaklıkları tercih
ederler, ancak bu türlere bağlı olabilir. Çoğu sukulent yüzde 40 ile 60
arasındaki nem seviyelerini tercih ediyor.
Yüksek nemli ortamlar
hızla çürümeye, solmaya ve yavaş ölüme yol açıyor.
Gübre
Sukulentlerin genellikle
toprağa ekildiğinde gübreye ihtiyaç duymadığı söylenir, çünkü ihtiyaç duyulan
tüm besin maddelerini genellikle topraktan alabilirler. Ancak ilkbahar ve yaz
büyüme mevsiminde onlara az bir miktar gübre verebilirsiniz. 10-10-10 gibi dengeli, suda çözünür bir gübre
kullanılması önerilir.
Aşırı gübrelememeye
dikkat edin; bu, sukulentinizin çok hızlı büyümesine ve zayıflamasına neden
olabilir. Genel bir kural olarak, gübrenizin ambalajında önerilen miktarı
kontrol edin ve bu miktarın yarısını bitkiniz için kullanın.
Saksı
Uygun bir kap seçin. Sukulentlerin
derin kökleri yoktur, bu nedenle aslında diğer bitkilerde kullandığınızdan daha
sığ bir kapta veya kasede gelişirler. Büyümelerine yer açmak için mevcut
saksılarından bir veya iki inç daha büyük olanı seçin. Aşırı sulanma durumunda
köklerin kuru kalmasına yardımcı olmak için drenaj deliklerine sahip olduğundan
emin olun.
Sukulentizin saksısını
değiştirmeniz gerektiğini gösteren işaretlere dikkat edin. Sukulentiniz kaptan
dışarı dökülmeye başlarsa, hatta saksının dışında kökler oluşturmaya başlarsa,
onu daha büyük bir kaba taşımanın zamanı gelmiştir.

Çoğaltma
Sukulent çoğaltma
yöntemlerinden birini seçmeden önce, yapmanız gereken en önemli şey
yapraklarını kopartmak. Çünkü sukulent bitkisinin çoğaltılabilmesinin tek yolu,
yapraklarıyla mümkün. Ancak bunu yaparken yapraklara zarar vermeden, doğru
şekilde kopartmanız gerekiyor. Bunun için işe ilk önce sukulent bitkisinin en
alttaki büyük yapraklarını kopararak başlayabilirsiniz. Çünkü bu yapraklar,
diğerlerine göre daha olgun ve sağlıklı yapraklardır. Bunun için yaprağı tutup,
nazikçe döndürmeniz yeterli olacaktır. Bu yöntemi denediğinizde, yaprağın ne
kadar kolay bir şekilde ayrıldığını siz de göreceksiniz.
Sukulent çoğaltma
yöntemleri arasında belki de en çok tercih edilen ve en fazla etkilenen yöntem,
toprakla sukulent çoğaltma yöntemidir. Tarzınıza ve yaşama alanınızın
dekorasyonuna uygun saksılar seçerek, dilediğiniz sayıda sukulent
çoğaltabilirsiniz.
Öncelikle ayırdığınız
sukulent yapraklarını kağıt havlu üzerine yerleştirin ve 3-4 gün boyunca
bekletin. Böylece kopartıldıkları kısımda bir zar oluşur ve köklenme daha
sağlıklı bir şekilde gerçekleşir. Beklettiğiniz günler boyunca yapraklara bir
su gelmemesi gerekir.
Sonrasında bu yaprakları
derin olmayan bir kabın içerisine yerleştirmeniz gerekir. Bunu yaparken su
tutabilen uygun bir toprak seçmenizde fayda var. Yapacağınız tek şey, bu toprağın
üzerine yaprakları sermektir. Yaprakları toprağa ekmemeniz gerekir.
Toprağı sprey yöntemiyle
nemlendirin ve bu kabı havadar ve aydınlık bir ortamda bekletin. Bu ortamın
direkt güneş ışığı almaması ve oda sıcaklığında olması idealdir.
Toprak kurudukça sulama
yapmaya devam edin. Bir süre sonra yavru verdiklerini göreceksiniz.
Yavru oluşumu
başladığında yavrulara su gelmemesi gerekir. Ekilebilir seviyeye geldiklerinde
ise küçük bir saksıya ekebilirsiniz.
Sukulent Bakımının Püf Noktaları
Eğer sukulentin
yaprakları kahverengiye dönmeye başladıysa, güneşten yandığını gösterir.
Bitkiyi güneşten koruyarak daha az güneş ışığı alan bir ortama taşımanızı
öneririz. Eğer yaprakları soluk renkte ise güneş ışınlarını az alıyor demektir.
O halde biraz daha fazla güneş ışığı alan bir ortama taşımanız gerekmektedir.
Sukulentler nemi
hapsedebilen bitkilerdir. Yaşadığınız yer yüksek nemli bir bölge ise
sukulentleri daha az miktarda ve daha seyrek periyotlarda sulayabilirsiniz.
Çoğu sukulentin evcil
hayvanlar için toksik olmadığı kabul edilir. Ancak aloe, kalem kaktüs,
kalanchoe, yeşim bitkileri ve daha fazlası gibi zehirli olabilecek bazı
çeşitler vardır , bu nedenle evcil hayvanınızın yanına yeni bir sukulent
getirmeden önce araştırmanızı yapmanız önemlidir.
Bu bitkiler için aşırır
sulama yetersiz sulamadan çok daha büyük bir sorundur ve bir sukulentin
ölmesinin en yaygın nedeni kök çürüklüğüdür. Bitkinizde kök çürüklüğü olduğunu
fark ederseniz, enfeksiyon kapmış bölgeyi tedavi ederek ve budayarak sorunu
mümkün olan en kısa sürede çözdüğünüzden emin olun.
Yaygın Sukulent Türleri
Kelimenin tam anlamıyla,
farklı şekillerde, boyutlarda ve renklerde yüzlerce farklı türde sukulent var. İşte
bunlardan bazıları:

Yeşim Bitkisi
Bu sukulent, düşük bakım
alışkanlıkları (yalnızca birkaç haftada bir sulayın) ve koyu yeşil rengi
nedeniyle onlarca yıldır popüler bir ev bitkisi tercihi olmuştur.

Aloevera
Sukulent çeşitleri
arasında yer alan ve herkesin bildiği Aloe Vera; en yaygın sukulent türlerinden
bir tanesi. Anavatanı Afrika, Madagaskar ve Arap yarımadası olan bu bitkilerin
cildi rahatlatıcı bir jel üretmesiyle bilinir. Ancak 300'den fazla türün
yalnızca birkaçı iyi bilinen tıbbi özelliklere sahiptir.

Echeveria
Sukulentleri resmederken
akla gelen ilk görüntü muhtemelen bu bitkilerdir. Kalın, mumsu yaprakları olan
gül şeklindedir. Meksika, Orta Amerika ve Güney Amerika'ya özgü olan Echeveria,
genellikle renkli yaprakları ve çiçekleri için yetiştirilir.

Kalanşio / Kalanşo
(Kalanchoe)
Kalanşiolar, pek çok
çeşidin güzelce çiçek açması nedeniyle popüler bir sukulenttir. Diğer sukulentler
gibi kalanşioları da banyonuz gibi nemli alanlardan uzak tutun; tüylü
arkadaşlarınız için toksik olabileceğinden onları evcil hayvanlarınızdan uzak
tutmanız gerekir.

Paşa Kılıcı
Kılıca benzeyen
yaprakları evine farklı bir hava katmak isteyenler için idealdir. Az bakım
gerektirdiği için popülerdir ve bunun nedeni de sukulent olmalarıdır. Peygamber
kılıcı, kılıç çiçeği, yılan bitkisi, kaynana dili gibi isimleriyle de
biliniyor.

Sedum
Sedum bitkileri bir dizi
farklı şekil ve renkte gelir, bu nedenle bu sukulentlerden birini tarzınıza
uyacak şekilde bulma ihtimaliniz vardır. Ayrıca çim yerine az bakım gerektiren
bir alternatif arıyorsanız harika peyzaj bitkileri ve zemin örtüsü
oluştururlar.

Zebra Sukulent
(Haworthia Fasciata)
En az su ve bakım isteyen
sukulent türlerinden biridir. Hastalık barındırma ihtimalleri düşüktür. Bu
favori tür bolca yavru vermektedir.
Kaynakça
1. https://www.realsimple.com/
2. https://www.cicek.com/
3. https://www.architecturaldigest.com/
4. https://www.evimdergisi.com.tr/
Yorum Yaz